Nasr Sûresi
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Rabbim bana ümmetim hakkında bir alâmet göreceğimi haber verdi. Onu gördüğüm zaman da: “Subhânallâhi ve bihamdihî, estağfiruhû ve etûbu ileyh (Allah’ı hamdiyle birlikte tesbih ederim; O’ndan bağışlanma diler ve O’na tevbe ederim)” sözünü çokça söyleyeceğim.İşte ben o alâmeti gördüm: “Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman”(yani Mekke’nin fethi), “Ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiklerini gördüğün zaman; artık Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile. Şüphesiz ki O, tevbeleri çok kabul edendir.”’
Bize İbn Vekî’ anlattı, dedi ki: Bize Abdülalâ anlattı, dedi ki: Bize Dâvûd, eş-Şa’bî’den, o Mesrûk’tan, o Âişe’den, o da Peygamber’den (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun benzeri bir hadis rivayet etti.
Bize İbnu’l-Musenna anlattı, dedi ki: Bize Abdulvehhâb anlattı, dedi ki: Bize Dâvûd, Âmir’den, o da Âişe’’den nakletti. Âişe şöyle dedi: “Allah’ın Nebîsi (sallallahu aleyhi ve sellem), vefatından önce: ‘Sübhânallâhi ve bihamdihî’
sözünü çokça söylerdi.” Sonra önceki rivayetin benzerini zikretti.
Bana İshak bin Şâhîn anlattı, dedi ki: Bize Hâlid, Dâvûd’dan, o Âmir’den, o Mesrûk’tan, o Âişe’den, o da Peygamber’den (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun benzeri bir hadis rivayet etti.
Bize İbn Abdilâ'lâ anlattı, dedi ki: Bize İbn Sevr, Ma’mer’den, o İkrime’den nakletti. İkrime şöyle dedi: “Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman” ayeti nazil olunca, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın yardımı ve fetih geldi; Yemen halkı da geldi.” Oradakiler: ‘Ey Allah’ın Nebîsi! Yemen halkı kimlerdir?’ dediler. Bunun üzerine buyurdu ki: “Onların kalpleri ince ve yumuşaktır; tabiatları da yumuşaktır. İman Yemenlidir (Yemen tarafındandır); hikmet de Yemenlidir (Yemen tarafındandır).”
“Efvâcen” sözüne gelince; bunun anlamı hakkında tevil ehlinin görüşleri daha önce açıklanmıştır.
Bana el-Hâris anlattı, dedi ki: Bize Bişr anlattı, dedi ki: Bize Yezîd anlattı, dedi ki: Bize el-Hasan anlattı, dedi ki: Bize Varkâ, İbn Ebî Necîh’ten, o Mücâhid’den nakletti: “Allah’ın dinine bölük bölük girdiklerini” ifadesi hakkında Mücâhid şöyle demiştir: “Yani zümreler hâlinde, grup grup.”