Nâs Sûresi
Eğer biri şöyle derse: “Cinler de ‘insanlar (en-nâs)’ kapsamına girer,” buna şöyle cevap verilir: “İnsanların sadırlarına vesvese veren, cinlerden ve insanlardandır (mine’l-cinne ve’n-nâs).”
Denilmiştir ki: Allah Teâlâ bu bağlamda onları “insanlar (en-nâs)” olarak isimlendirmiştir. Nitekim başka bir yerde onları “erkekler (ricâl)” olarak da isimlendirmiş ve şöyle buyurmuştur: “İnsanlardan bazı erkekler (ricâl mine’l-insi), cinlerden bazı erkeklere (ricâl mine’l-cinn) sığınırlardı.” Böylece cinleri “erkekler (ricâl)” olarak nitelemiş; aynı şekilde onları “insanlar (en-nâs)” kapsamında da zikretmiştir.
Araplardan bazılarından şu da rivayet edilmiştir: Bir kimse konuştuğu sırada cinlerden bir topluluk gelip durur. Kendilerine: “Siz kimsiniz?” diye sorulduğunda, “Biz cinlerden bir topluluğuz (en-nâs mine’l-cinn)” diye cevap verirler. Böylece onlar da “insanlar (en-nâs)” olarak isimlendirilmiş olur. Kur’ân’da geçen bu tür ifadeler de bu kullanım çerçevesinde anlaşılır.