Yüce Allah’ın: “Çocuğu da yoktur, ana-babası da.” buyruğu, “Doğurmamıştır”buyruğu şu anlama gelir: O, fânî değildir. Çünkü: Doğuran varlık varlık sonunda fânî olup gider. “Ve doğurulmamıştır” buyruğu şu anlama gelir: O, sonradan meydana gelmiş (muhdes) bir varlık değildir. Çünkü: Doğurulan her varlık, daha önce yok iken sonradan var olmuştur. Yani: Her doğan şey, önceden mevcut değilken meydana gelmiş, daha sonra yaratılmıştır. Fakat Allah Teâlâ: Ezelîdir. her zaman var olmuştur; daimdir, zâil olmaz, yok olup gitmez, fânî olmaz.
وقوله: ( لَمْ يَلِدْ ) يقول: ليس بفانٍ, لأنه لا شيء يلد إلا هو فانٍ بائد( وَلَمْ يُولَدْ ) يقول: وليس بمحدث لم يكن فكان, لأن كل مولود فإنما وجد بعد أن لم يكن, وحدث بعد أن كان غير موجود, ولكنه تعالى ذكره قديم لم يزل, ودائم لم يبد, ولا يزول ولا يفنى.