۞ Kur'an Tefsiri Oku

Kâfirûn Sûresi

سُورَةُ ٱلكافرون
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَلَا أَنتُمْ عَبِدُونَ مَا أَعْبُدُ ﴿٣﴾
• • •
3- “Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmiyorsunuz.”
Müfessir Seçin
۞
İbn Kesîr
vef. 774 / 1373
۞
Taberî
vef. 310 / 923
۞
Sa'dî
vef. 1376 / 1956
Taberî Tefsiri
Câmiu'l-Beyân an Te'vîli Âyi'l-Kur'ân
Yüce Allah, Resûlü Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e hitaben şöyle buyurur: 
Zikredildiğine göre onun kavminden olan müşrikler, Allah’ın Nebisi (sallallahu aleyhi ve sellem) onların ilahlarına bir yıl ibadet etmesi üzerine, kendilerinin de Allah’a bir yıl ibadet etmelerini O'na arz etmişlerdi (teklif etmişlerdi). Bunun üzerine Allah, bu husustaki cevaplarını O'na bildirmek üzere şunu indirdi: 
“De ki”ey Muhammed, sana Allah’tan başkasına ibadet etmeyi bir yıl yapmanı, karşılığında onların da senin ilahına bir yıl ibadet etmelerini isteyen bu müşriklere söyle:
“Ey kâfirler!.” Allah’ı inkâr edenler!
“Ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet etmiyorum.” 
şimdi, şu anda sizin ibadet ettiğiniz ilahlara ve putlara  ibadet etmiyorum.
 “Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmiyorsunuz.” şimdi, şu anda.
“ben de ibadet edici değilim.” gelecekte, önümüzdeki zamanlarda.
“sizin ibadet etmiş olduklarınıza.” geçmişte.
siz de ibadet edecek değilsiniz.” gelecekte asla.
benim ibadet ettiğime.”  şu an ve gelecekte.
Böyle söylenmesinin sebebi şudur:
Allah tarafından Resûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) hitap, müşriklerden belirli şahıslara yönelikti. Allah Teâlâ onların asla iman etmeyeceklerini bilmişti; bu bilgi ezelde O’nun ilminde sabit olmuştu. 
Bu sebeple Allah, Peygamberine onları, arzu ettikleri ve kendi nefislerinde ümit ettikleri şeyden ümitlerini kesmesini emretti.
Ve bunun hiçbir vakitte –ne şimdi ne de gelecekte– ne onun (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından ne de onların tarafından gerçekleşmeyeceğini bildirdi.
Böylece Allah’ın Peygamberi onların iman etmesinden ümidini kesti; onların kurtuluşa ereceklerine dair beklenti de sona erdi.
Nitekim onlar da böyle oldular: kurtulmadılar ve başarıya ulaşmadılar; Bedir günü bir kısmı kılıçla öldürülünceye kadar, bir kısmı ise daha önce kâfir olarak helak oldular.
Bu konuda bizim söylediğimizle aynı görüşü tefsir ehli de söylemiş ve buna dair rivayetler gelmiştir.
Bu görüşü savunanlar şunları söylemiştir:
​Bana Muhammed bin Mûsâ el-Haraşî anlattı, dedi ki: Bize Ebu Halef anlattı, dedi ki: Bize Dâvûd, İkrime’den, o İbn Abbas’tan  rivayet etti: Kureyş, Resûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) mal vermeyi, böylece Mekke’nin en zengin adamı olmasını, istediği kadınlarla evlendirmeyi ve onun peşinden gitmeyi (ona tabi olmayı) teklif ettiler. Ona dediler ki: Ey Muhammed! Bu sana bizden olsun; yeter ki ilahlarımızı kötülemekten vazgeç, onları kötülükle anma. Eğer bunu yapmazsan, sana tek bir teklif sunarız; bu hem senin hem bizim için hayırlıdır. (Nebi) buyurdu ki: “O nedir?”  Dediler ki: Bir yıl sen bizim ilahlarımıza ibadet et: Lât ve Uzzâ’ya; biz de bir yıl senin ilahına ibadet edelim.
 (Nebi) buyurdu ki:  “Rabbimden bana ne geleceğini göreyim.” Bunun üzerine Levh-i Mahfûz’dan vahiy geldi: “De ki: Ey kâfirler!.” sûresi indi.

Ve Allah Teâlâ şu âyeti de indirdi:
De ki: Ey cahiller! Bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?”...
şu söze kadar: O hâlde ibadet et ve şükredenlerden ol.” 
​Bana Yakub anlattı, dedi ki: Bize İbn Uleyye, Muhammed bin İshak’tan anlattı, dedi ki: Bana el-Bahtarî’nin azatlısı Saîd bin Mînâ rivayet etti, dedi ki: Velîd bin el-Mugîre, Âs bin Vâil, Esved bin el-Muttalib ve Ümeyye bin Halef, Resûlullah ile karşılaştılar ve şöyle dediler: Ey Muhammed! Gel, senin ibadet ettiğine biz de ibadet edelim; bizim ibadet ettiğimize de sen ibadet et. Seni bütün işlerimizde ortak kılalım. Eğer senin getirdiğin şey, bizim elimizde bulunandan daha hayırlı ise, biz o hayırda sana ortak olmuş olur ve ondan payımızı almış oluruz. Yok eğer bizim elimizde bulunan şey, senin elindekinden daha hayırlı ise, sen de bizim işimize ortak olmuş olur ve ondan kendi payını almış olursun. Bunun üzerine Allah Teâlâ şu sûreyi indirdi: “De ki: Ey kâfirler!.” ve sûre sonuna kadar devam eden âyetleri indirdi.

يقول تعالى ذكره لنبيه محمد صلى الله عليه وسلم, وكان المشركون من قومه فيما ذكر عرضوا عليه أن يعبدوا الله سنة, على أن يعبد نبيّ الله صلى الله عليه وسلم آلهتهم سنة, فأنـزل الله معرفه جوابهم في ذلك: ( قُلْ ) يا محمد لهؤلاء المشركين الذين سألوك عبادة آلهتهم سنة, على أن يعبدوا إلهك سنة ( يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ ) بالله ( لا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ ) من الآلهة والأوثان الآن ( وَلا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ ) الآن( وَلا أَنَا عَابِدٌ ) فيما أستقبل( مَا عَبَدْتُمْ ) فيما مضى ( وَلا أَنْتُمْ عَابِدُونَ ) فيما تستقبلون أبدا( مَا أَعْبُدُ ) أنا الآن, وفيما أستقبل. وإنما قيل ذلك كذلك, لأن الخطاب من الله كان لرسول الله صلى الله عليه وسلم في أشخاص بأعيانهم من المشركين, قد علم أنهم لا يؤمنون أبدا , وسبق لهم ذلك في السابق من علمه, فأمر نبيه صلى الله عليه وسلم أن يؤيسهم من الذي طمعوا فيه, وحدّثوا به أنفسهم, وأن ذلك غير كائن منه ولا منهم, في وقت من الأوقات, وآيس نبي الله صلى الله عليه وسلم من الطمع في إيمانهم, ومن أن يفلحوا أبدا, فكانوا كذلك لم يفلحوا ولم ينجحوا, إلى أن قتل بعضهم يوم بدر بالسيف, وهلك بعض قبل ذلك كافرا.وبنحو الذي قلنا في ذلك قال أهل التأويل, وجاءت به الآثار.* ذكر من قال ذلك:حدثني محمد بن موسى الحَرشي, قال: ثنا أبو خلف, قال: ثنا داود, عن عكرِمة, عن ابن عباس: أن قريشا وعدوا رسول الله صلى الله عليه وسلم أن يعطوه مالا فيكون أغنى رجل بمكة, ويزّوجوه ما أراد من النساء, ويطئوا عقبه, فقالوا له: هذا لك عندنا يا محمد, وكفّ عن شتم آلهتنا, فلا تذكرها بسوء, فإن لم تفعل, فإنا نعرض عليك خصلة واحدة, فهي لك ولنا فيها صلاح. قال: " ما هي؟" قالوا: تعبد آلهتنا سنة: اللات والعزى, ونعبد إلهك سنة, قال: " حتى أنْظُرَ ما يأْتي مِنْ عِنْدِ رَبّي", فجاء الوحي من اللوح المحفوظ: ( قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ ) السورة, وأنـزل الله: قُلْ أَفَغَيْرَ اللَّهِ تَأْمُرُونِّي أَعْبُدُ أَيُّهَا الْجَاهِلُونَ ... إلى قوله: فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِرِينَ .حدثني يعقوب, قال: ثنا ابن عُلَية, عن محمد بن إسحاق, قال: ثني سعيد بن مينا مولى البَختري (1) قال: لقي الوليد بن المُغيرة والعاص بن وائل, والأسود بن المطلب, وأميَّة بن خلف, رسول الله, فقالوا: يا محمد, هلمّ فلنعبد ما تعبد, وتعبدْ ما نعبد, ونُشركك في أمرنا كله, فإن كان الذي جئت به خيرا مما بأيدينا، كنا قد شَرِكناك فيه, وأخذنا بحظنا منه; وإن كان الذي بأيدينا خيرا مما في يديك, كنت قد شَرِكتنا في أمرنا, وأخذت منه بحظك, فأنـزل الله: ( قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ ) حتى انقضت السورة .
Bağlantı kopyalandı